Gazeteciliğin geleceğine ilişkin tartışmalar sürüyor. Bu konuda dile getirilen farklı görüşler mesleğe dair ilginç araştırmaları ve çalışmaları meyve veriyor.

Kimileri basılı gazetenin ömrünü doldurduğuna kesin gözüyle bakarken post-truth çağında mesleğin toparlanmasının zor olduğu görüşünde. Kimi uzmanlara göre ise iyi gazetecilik her koşulda ve platformda varlığını sürdürecek. Hatta basılı gazeteden umut kesmemek gerektiğini söyleyenler bile var.

Onlardan biri olan Dan Kennedy’nin kitabı, tartışmaya ilişkin son çalışmalardan biri. Northeastern Üniversitesi gazetecilik bölümünde öğretim üyesi olan yazar, The Return of the Moguls (Süper Zenginlerin Dönüşü) adlı kitabında konuya “sahiplik” meselesi üzerinden yaklaşıyor: Gazete sahipleri bu dönüşümde nasıl bir rol oynayacak?

Kitabın merkezinde iki isim var: Washington Post gazetesini satın alan Amazon’un sahibi Jeff Bezos ve Boston Globe’u satın alan John Henry. Henry aynı zamanda Liverpool futbol kulübünün ve Boston Red Sox beyzbol takımının da sahibi.

Reklam ve kazanç sorununun gazetelerin önündeki en büyük problem olduğunu kaydeden yazar, süper zengin iş adamlarının gazetelere sahip olmasının sektörün geleceği açısından bir umut olup olmadığını tartışıyor.

Birçok medya gözlemcisi zengin iş adamlarının gazeteleri satın almasını hem basın hem demokrasi için bir tehlike sayarken, Dan Kennedy farklı düşünüyor. Yazar, basın ilkelerine bağlı kalındığı sürece milyarderlerin sektöre girmesini gazeteciliğin geleceği açısından umut olarak yorumluyor.

Türkiye’de Doğan Grubu’nun el değiştirmesi gibi örnekler de düşünüldüğünde kitabın sıcak ve güncel bir konuyu Amerikan medyası özelinde, farklı bir pencereden ele aldığı söylenebilir.

Kennedy sonuç olarak nitelikli gazetecilikten umut kesmemek gerektiğinin, hatta iyi gazeteciliğin her zamankinden daha gerekli olduğunun altını çiziyor.